Müthiş bir eş zamanlılıkla müzik setimde dönen, İlhan İrem kasetinde de, bulutlara bir yolculuk vardı ve şarkı da dönüyordu:
“ Her yerde bir hareket/Bir kıpırtı büyüyor
Şehrimin sokakları sanki örgü örüyor
Her şey herkes bir yerlerden bir yerlere dönüyor
Sen de dönersin bir gün bana öyle geliyor
Her şey dönüyor/Dünya dönüyor
Başım dönüyor
Saat dönüyor
Şarkı dönüyor
Gidip de dönmeyince insan yalnız ölüyor
İnanmazsanız bana
Bir bakınız uzaya
Gelirse tutuluyor
Ayla güneş hizaya
Aydınlık bizim için
Ama karanlıkta var
Her şey bizim için
Boşuna mı dönüyor söylesene zamanlar..."
Baktığım pencerede, ufkum olabildiğine açık.. Bu gün uzaklardaki deniz görünmez olmuş, beyaz bir sisin ardında gizli şimdi... Ve gözümün önünde, olabildiğince uzanan bir beyazlığın üzerinde sürüyor yaşamlar...
Otobanda ilerleyen ve hiç bitmeyecek gibi görünen arabalar... hızla geçen Tramvay... otobüs durağında bekleyen onlarca insan...
Parkın karla kaplı ağacında, kıpırtısız duran bir kuş sürüsü var... O ağaç, onların evi... Bazı geceler, bakarım oradalar mı diye, yağmur yağar, kar yağar, kimi zaman deli gibi bir rüzgar eser ama onlar hep aynı ağacın üzerinde uyurlar... Kıpırtısız gölgeler gibi direnirler... Merak ederim kimi zaman; ‘Üşümezler mi, akıllarına başka bir yere gidip sığınmak gelmez mi?’ diye, bazen gerçekten kuş beyinli olduklarını düşünürüm. Ama çoğu zaman anlamaya çalışırım; vardır onlarında elbet bir bildiği... Bilirim aslında, o ağaç, onların vazgeçilmezi... Sığındıkları dalları, yapraklı da olsa, karlı da olsa, kopamıyorlar o çok sevdikleri ağaçtan... O ağacın altında, bu gün bir de bir kardan adam var... Çocuklar daha bir rengarenk görünüyor bu gün... Beyazlık, kabanlarının, berelerinin rengini daha canlı kılıyor... Bir de farklı bir neşeleri var... Kar neşesi...
Tüm bunlar aynı anda gözlerimin önünde... Aslında garip bir karmaşa hüküm sürüyor buralarda...
Gözlerimi biraz yukarıya kaldırıyorum. Onlar hala oradalar... Yumuşacık ve huzur veren bir gökyüzünde dönüp duran kar taneleri...
Huzur ve karmaşa, hepsi aynı anda aynı yerdeler... İşin sırrı ne biliyor musunuz; bizler nereye nasıl bakmak istiyorsak, orayı öyle görüyoruz... Aslında her şey aynı anda hayatlarımızda... Önemli olan bizim gördüğümüz... Huzuru görmek isteyen huzuru, karmaşayı görmek isteyen karmaşayı görür... Oysaki onların arasında bir çizgi bile yok... Öyleyse gözlerinizi huzura ve mutluluğa çevirin... Ve hayata gülümseyin... Göreceksiniz, o an hayatta size gülümseyecektir.