ana sayfa   .   hakkında   .   reklam   .   künye
23 Ekim,
Pazartesi 2006

 .magazin
 .müzik
 .onair
 .röportaj
 .mekan
 .medya kazanı
 .ajanda
 .medya arkası
 .haftanın güzeli
 .astro-burç
 
ozlem@magazinci.com
HER ŞEY DÖNÜYOR
27 Şubat 2004, Cuma, 06:47
Ah, ne çok severim kahve molalarını ve karlı bir havada kaloriferin sıcağını... Elimdeki kitabı kapattım. Çünkü gözlerim kar tanelerine takılmıştı. Havadan dönerek iniyorlardı yere... Uçuşup, kaçışıyor ama yere düşerken her biri kendi etrafında dönüyordu. Ve rüzgar onları birbirleriyle birleştirdiğinde yumuşacık, bembeyaz bir anafor oluşturuyorlardı gökyüzünde...
 

Müthiş bir eş zamanlılıkla  müzik  setimde dönen, İlhan İrem kasetinde de, bulutlara bir yolculuk vardı ve şarkı da dönüyordu:

 “ Her yerde bir hareket/Bir kıpırtı büyüyor

Şehrimin sokakları sanki örgü örüyor

Her şey herkes bir yerlerden bir yerlere dönüyor

Sen de dönersin  bir gün bana öyle geliyor

Her şey dönüyor/Dünya dönüyor

Başım dönüyor

Saat dönüyor

Şarkı dönüyor

Gidip de dönmeyince insan yalnız ölüyor

İnanmazsanız bana

Bir bakınız uzaya

Gelirse tutuluyor

Ayla güneş hizaya

Aydınlık bizim için

Ama karanlıkta var

Her şey bizim için

Boşuna mı dönüyor söylesene zamanlar..."

 

Baktığım pencerede, ufkum olabildiğine açık..  Bu gün uzaklardaki deniz  görünmez olmuş,  beyaz bir sisin ardında gizli şimdi... Ve gözümün önünde, olabildiğince uzanan bir beyazlığın üzerinde sürüyor  yaşamlar...

 

Otobanda ilerleyen ve  hiç bitmeyecek  gibi görünen arabalar... hızla geçen Tramvay... otobüs durağında bekleyen onlarca insan... 

 

Parkın karla kaplı ağacında, kıpırtısız duran bir kuş sürüsü var... O ağaç, onların evi... Bazı geceler, bakarım oradalar mı diye, yağmur yağar, kar yağar, kimi zaman deli gibi bir rüzgar eser ama onlar hep aynı ağacın üzerinde uyurlar... Kıpırtısız gölgeler gibi direnirler... Merak ederim kimi zaman; ‘Üşümezler mi, akıllarına başka bir yere gidip sığınmak gelmez mi?’ diye, bazen gerçekten kuş beyinli  olduklarını düşünürüm.  Ama çoğu zaman anlamaya çalışırım; vardır onlarında elbet bir bildiği... Bilirim aslında, o ağaç, onların vazgeçilmezi... Sığındıkları dalları, yapraklı da olsa, karlı da olsa, kopamıyorlar o çok sevdikleri ağaçtan...   O ağacın altında, bu gün bir  de bir kardan adam var...  Çocuklar daha bir rengarenk görünüyor bu gün... Beyazlık, kabanlarının, berelerinin rengini daha canlı kılıyor...  Bir de farklı bir neşeleri var... Kar neşesi... 

 

Tüm bunlar aynı anda gözlerimin önünde... Aslında garip bir karmaşa hüküm sürüyor buralarda...

 

Gözlerimi  biraz yukarıya kaldırıyorum. Onlar hala oradalar...   Yumuşacık ve huzur veren bir gökyüzünde dönüp duran kar taneleri...

 

Huzur ve karmaşa, hepsi aynı anda aynı yerdeler... İşin sırrı ne biliyor musunuz; bizler nereye nasıl bakmak istiyorsak,  orayı öyle görüyoruz... Aslında her şey aynı anda hayatlarımızda... Önemli olan bizim gördüğümüz... Huzuru görmek isteyen huzuru, karmaşayı görmek isteyen karmaşayı görür... Oysaki onların arasında bir çizgi bile yok...  Öyleyse gözlerinizi huzura ve mutluluğa çevirin... Ve hayata gülümseyin... Göreceksiniz, o an hayatta size gülümseyecektir. 

  


Yazdır   |   Arkadaşına gönder

Google
 
Web magazinci.com
lôrien Network | elektronik yayıncılık sistemleri
  .ana sayfa  .hakkında  .reklam  .künye
  .kullanım şartları  .gizlilik prensipleri
  .iletişim
lôrien Network | elektronik yayıncılık sistemleri