ana sayfa   .   hakkında   .   reklam   .   künye
12 Temmuz,
Cumartesi 2008

 .magazin
 .müzik
 .onair
 .röportaj
 .mekan
 .medya kazanı
 .ajanda
 .medya arkası
 .haftanın güzeli
 .astro-burç
 .magazinci tv
 
magazinci.com dergisi
magazinci.com Avrupa dergisine abone olmak istiyorum!
 
..
İZMİR İŞ AÇMA BAŞIMA…
12 Temmuz 2008 Cumartesi | 11:03
Bilmediğim yerleri keşfetmeye programlamışken kendimi anladım ki yaramıyor bana plan yapmak. Kolumdan çekiştire çekiştire, yollarına tövbe ettiğim Çeşmeye götürdüler beni. Bir zamanlar yaşlanmayı isteyecek kadar sevdiğim toprakları terk edişimin sebepleri baş ucunda kitap olmuşken, topraklara küsülmez dedim vurdum yola.
 

Ne çok özlemişim! Ne çok güzel an biriktirmişim bu sokaklarda ve ne güzel insanlar. Birkaçını görüp hasret giderdim, birkaçıyla erteledik laflamayı.

Yıllardır adım atmadığım bu beldede neler olmuştu, mekanların sadece adı mı değişmişti, yoksa ruhu damı? Google dan yazdım, önüme bir dünya yazı çıktı. Yeni mekanlar, en iyi restaurantlar, oteller, pansiyonlar….yok istediğim gibi anlatamamışlar. Ruh yok mekan tasvirlerinde. Ben yazayım öyleyse, belki benim gibi yıllardır Çeşme' ye ayak basmayanlara kılavuz olur ama ruhla…


3 günde bitiremedim Çeşme' yi, ben bir obsesifim ya…En güzel gecelerimi geçirdiğim Aya Yorgi ve yıldızlarından kopup şöyle bir Paşa Limanı' nda arzı endam eylemek pek mümkün olmadı. Yenikapı-Bandırma yolculuğunu bile özlemişim… Bol kahkahalarla doldurduk asfaltları, Susurluk ayranına tabii ki selam verdik. (Feribottan çıkıp Susurluk' a girdiğinizde ayran çekiyorsa canınız Yasa tesisinden başka yerde durmayınız
J)

İzmir' in güneşi vurunca yüzümüze – evvvet – dedik, işte cennet! İnsanı, suyu, toprağı. Seviyorum bu memleketi beeeee. Malum, muhteşem Çeşme otobanı 35 dakikada aşıldı…

Heyyy, yıllar sonra ben, Çeşme…

İZMİR BAŞIMA İŞ AÇMA….

Bir çırpıda odaya fırlatılan valizler ve ver elini Aya Yorgi…

Saat 16.30, kolumuzda çantalarımız bir saat te olsa suya atlamak istiyoruz. Mekanların son durumunu bilmediğimizden önce Granada Beach te duruyoruz; - giriş 25 YTL - iyide saat 16.30 ve biz içeride karnımızı doyurup kendimizi suya atacağız. Yani bu saatte giriş parası da ne!

Yetkilinin ticari vıdılarını dinleyecek vakit yok, yoldan geldik yürüyüüüün dedik birbirimize ve bir sonraki beach e daldık. Sole Mare, ahhhhhhhh Sole Mare……..Bir zamanların Barcelona'sı.

Önümüzdeki üç gün boyunca bu mekandan ayılamayışımızı anılarıma ve o mekanda herkesin biriktirdiği anıları özenle koruyan Süleyman Sirkecioğlu' na borçluyuz. Barcelona zamanı da çok şık bir mekandı ama şimdi harika. Köşelere yerleştirilmiş hamaklar, salıncaklar, yıldızları üstünde izlediğim iskele…

Yıllar sonra ismi değişmiş, sahibi değişmiş ama Süleyman Sirkecioğlu sahip çıkmış anılara… oda buradaysa yok başka yere gitmek. DJ harika çalıyor, su çok güzel, personel güler yüzlü, ben daha ne isterim! Üstelik girişte parada almadılar saat geç diye (ufak hesap yapan insan ve mekanları sevmemde ondan bu giriş parasına takılmam!) Hem bilginiz olsun buradaki kapı fiyatı 20 YTL ve karşılığında bir içecek hediyeJ

Yorgunluğumuzu serin sulara bırakıp hazırlanıyoruz ve Alaçatı'da yemek için mekan bakınıyoruz. Arnavut kaldırımları tıklım tıklım, dar sokağa atılmış masalar özenli, butikler bir kadını baştan çıkaracak kalitede.

Yalnız söyleyeyim gözünüzü kamaştıracak kıyafetleri bavulunuza koymak için çok para harcamalısınız. Yaya' nın önünde durup içeri dalıyoruz bilmeden. Ortam süper, müzik ve insanlar şık. Yemeklere de laf yok. Bir bakıyoruz yemek sonrası mekan daha da kalabalıklaşıyor, başka mekanlarda sabahlanmadan önce alt yapı burada yapılıyor. Tabi canıııım!

Nereye gitsek buradan? Shayna! Arkadaşım orada. İzmirliler ve hatta İstanbullularda iyi tanır; Akşit Ersoy. On beşte bir  Cuma geceleri İzmir-Çeşme Shayna' da onunla coşuyor. Yol yorgunuyum ama R&B gecesi, duramıyorum, tutamıyorum, sabaha az kala zorla otele götürülüyorum - e daha karpuz kesecektikL

Sabah 08 de hayli geç yatılmasına rağmen uyan düdüğüyle hepimiz kalkıyoruz. Kahvaltı için Alaçatı' da Alaçat' ı arayıp duruyoruz, nafile. El değiştirmiş, adı Demlik olmuş. Sevmiyorum köklü değişiklikleri. Burun kıvırıp oflaya puflaya oturup kahvaltımızı söylüyoruz neyse ki yeni sahipleri güler yüzlü ısınıyoruz, üstelik beyaz peynir üzerine böğürtlen reçeli çok yakışmış, kaç tabak yendi sormayınJ Ve tabii ki yine Sole Mare' ye gidiyoruz.

İskelede kendinize güzel bir yer edinmek istiyorsanız bir gün önceden Levent beye rezervasyon yaptırmanız şart, yoksa iskele hayal aman dikkat. Anlatmaya kalksam ayrıntıları sığdırmak namümkün, akşam oluyor ve Dalyan da meşhur Balıkçı Hasana aç bilaç oturuluyor. Lezzet, görüntü harika, getir bir salata daha dedik ama 2. salatadan peçete çıkıyor
J şaka değil, salatadan peçete çıktı, kocaman bir peçete hem de. Biz onu lahana turşusuna benzetip kesmeye çalıştık…

Özürler dileniyor, telafi nakaratları, biz çok gülüyoruz, - peçeteyi buldunuuuuz, kazandınızzzzz yemekler bizdeeeeeeen - diyecekler sanıyoruz. Hahaaha yanılıyoruz!

Herkes bu gece Sunset' e gidilir diyor, arkadaşlarımızın uykusu geldi, iki hatun Paşa Limanının sonunda bir şekilde mekanı buluyoruz, kendimizi müziğe bırakıyoruz. Canlı performansla renklendirilmiş harikulade müzikler. Denize karşı içkilerimizi yudumlamanın keyfindeyken etrafı inceliyoruz.

Aman Yarab yaş ortalaması 80 ler. Biz çoook geç kalmışız yaw. Bir ara bu 80 liler bize Maxim de program yapıyor muamelesiyle şampanya patlatıyorlar, yok artık!!! Höt zöt deyip eğlencemizi kısa keselim diyoruz gidemiyoruz. Serdar Ortaç da burada ve birden DJ lik yapmaya başlıyor. Zaten biz Nefes albümünü yolda ezberledik
J

Otelden önce elbet bir Dost Pide konaklaması, birer çorba, yanında üstünde kaşar eritilmiş pidelerimiiiz. Ohhh işte yaşamak!

Bir sonraki gece Alaçatı' da Tuval' de yemek gayet peçetesiz ve ağzımıza layık. Yaya' ya uğramadan akmıyoruz gecelere. Çeşme barda Serdar Ortaç program yapıyor, duyduk ki çok kalabalık – aman – diyoruz boşveeeeeeeer, otoparka çekelim arabayı, alalım birer paket çekirdek, açalım camları dinleyelim Serdar' ı ahahaahaha. Yapsak çok eğlenirdik aslında.

Sole Mare' nin geceleri de fena! Yani iyi anlamda. Bir kere DJ çok başarılı, yine çok eğleniyoruz, yine arkadaşlarımızın uykusu geliyor, yine 2 kız doymuyoruz, istikamet İnside. Kız arkadaşım en fazla bir saat daha ayakta durabileceğini söylüyor ben sonucu bildiğimden gülümsüyorum sadece. J Sabah 08.00 biz hala İnside' da cıstak cıstak….boşveeeeeeer

Güneşin doğuşunu izlemişiz, keyfimiz yerinde, gerçekten booşveeeeer. Bu sabah diğerlerinden de güzel!

İZMİR İŞ AÇMA BAŞIMA
J
Gidecek daha çoook yer varken biz aynı mekanlar arası mekik dokuyoruz doyamadığımızdan ama şu çok methedilen Aqua' ya uğramak şart. Akşamüzeri gidilecek bir yer burası, güneşin batışını sıcak termal suyun içinde izleyip gevşiyorlarmış - e hadi bizde- Paşa Limanı mevkiinde Fontana Beach' in yanındaki kapıdan girip arabanızın lastiklerini parçalayan iğrenç yoldan sonra bir güzellik ki anlatılmaz.

Çok az insan, akıldan çıkmayacak bir manzara ve termal suları içinde beklenen güneş batışı. Aqua harika ama sevgilinizle gidin siz. Bu mekanda 2 kız pek bi sırıttık
J Romantizmin doruklarında birbirini sarmalamış mutlu çiftlere alkış tutup Türk kahvemizi yudumladık. Kahve getirmeye pek bir nazlandı garsonlar, neymiş ocak doluymuş, bak sen! Sen güneşin batışını yapayalnız izleyen bu iki bayana böyle şey söylersen yanarsınJ

Ziyaretimize hasret çok mekan var ama zaman yok….
Dönmeli işin gücün başına.
Buraya sığdıramayacağım ayrıntılarla geri dönüş yolunda çalan şarkı hep aynı;

Serdar Ortaç -Nefes albümü - track 9…

Hadi çal giderken kapımı

Nefes aldığım süre seninim

Kapadım bütün yollarımı

Bebeğin, gülün serserinim….

 

Birkaç hafta sonra önce bir Alsancak sonra yine Çeşme göründü bana, doyamadım.

 

İZMİR İŞ AÇMA BAŞIMAA!

 

* Alin, Buket ve Özkan; teşekkür ederim sürüklediğiniz için beni. Nice tatillereJ


Yazdır   |   Arkadaşına gönder

Google
 
Web magazinci.com
lôrien Network | elektronik yayıncılık sistemleri
  .ana sayfa  .hakkında  .reklam  .künye
  .kullanım şartları  .gizlilik prensipleri
  .iletişim
lôrien Network | elektronik yayıncılık sistemleri