ana sayfa   .   hakkında   .   reklam   .   künye
11 Ağustos,
Pazartesi 2008

 .magazin
 .müzik
 .onair
 .röportaj
 .mekan
 .medya kazanı
 .ajanda
 .medya arkası
 .haftanın güzeli
 .astro-burç
 .magazinci tv
 
magazinci.com dergisi
magazinci.com Avrupa dergisine abone olmak istiyorum!
 
..
80 THE CITY
11 Ağustos 2008 Pazartesi | 10:59
Gezi yazıları yazacaktım ya hani… Gezdiğim, gördüğüm, oh be naraları attığım… Yıllardır ayak basmadığım Çeşme yoluna bir kez daha düşüp son incelemelerimi yaptım.
 

Saptamalarım pek Çeşme ile ilgili olamadı bu kezJ İncelemeyi, gözlemlemeyi seven bir kimse olmamdan kaynaklı, mekanlar kadar o mekanları dolduranlar da çekiyor dikkatimi.

Tohumları pek güzel atılmış birbirinden güzel kızlar, hoş delikanlılar…

Ağızları pek iyi laf yapan, %98 i eğitimli, teknolojinin tüm nimetlerinden faydalanan 80 THE CITY topluluğuJ

Onlara bu ismi taktım. Tanrı bu 80 lilere fiziken sanki biraz torpil geçmiş.

Bütün kızlar çok güzel, bütün delikanlılar yakışıklı. Tekrarı olacak cümlenin belki ama bu kadar mı iyi laf yapar hepsinin ağzı. Çok eğlenceli oldukları kadar yaşamanın tadını çıkarmanın yöntemlerini pek erken keşfetmişler. 70 li yılların tohumu olduğuma üzülsem mi, yoksa sevinsem mi 80 lileri yakaladığıma şöyle bir düşündüm doğrusu. En azından başlardaJ

Hayata en eğlenceli yerinden bakan bu 80 liler her yerde aynı. Her şehirde!

Yani keramet şehirlerde, ülkelerde değil yılda. Biz 80 ler gecesi yapıp, o yılların şarkılarıyla eğlene duralım daha. Sadece şarkıları değil o yıllarda aynaya vuran aksimiz bile güldürürken bizleri, çözmüş 80 THE CITY topluluğu işi.

O yıllardaki halim bu 80 lilerin yanından bile geçmiyor. Sizin geçiyor mu?

Yahu o zaman vatka diye bir şey vardı! Sonra erkeklerin pantolon içine soktuğu kazaklar. Ya 80 lerde ergenlik dönemini yaşayan biz kızların Serpil Çakmaklı modeli saçları….Saysam bitmez, çok eğleniriz.

Görüntümüz daha komikti belki, danslarımız ve kafaya taktıklarımızda.

Evet komiktik ama her şey daha saf değil miydi!

Aşık olmanın lüksünü tattık biz, Ahmet Kaya şarkılarında ağlaşmayı bildik. Devamsızlıktan kalma korkusu yaşadık, yalnız yaşamak, yalnız tatile çıkabilmek için savaştık. Erkek arkadaşımız elimizi tuttu diye kirlendik sandık. İlk öpücüğümüzü en sevdiğimize sakladık. Video marketlerden aldığımız Amerikan yapımı gençlik filmlerinde cinselliği öğrenmeye çalıştık. Tonla şey işte!

Şimdi her şey farklı. Görüntüleri de, yaşadıkları da doğdukları yılın izini taşımıyor. Kızlar bekaretini çoktan vermiş, delikanlılar kürtaj için para bulma derdinde. Çok eğleniyorlar, çok mutlular hesapta. Aşk onlar için bir yağmur bulutu. O bulutun altında önce dans ediyor sonra güneşe koşuyorlar. Hiçbir şeyin yasını tutmamaya programlanmışlar sanki. Ağzına alkol koymamış, cinselliği tatmamış bir 80 li yok kadar az. Ayıplıyor muyum? Hayır.

Bildim ki ne olduysa 80 lerde oldu. Medeniyete en hızlı 80 lerde yaklaştık ve bu elbet önce o yıllarda doğanlara yansıdı.

Şans kimde, nerde, hangi yılda siz karar verin.  

Fonumda İncesaz…Tereddüt dinlemekteyim, saat sabahın beşi…

Şimdi her yer 80 THE CITY


Yazdır   |   Arkadaşına gönder

Google
 
Web magazinci.com
lôrien Network | elektronik yayıncılık sistemleri
  .ana sayfa  .hakkında  .reklam  .künye
  .kullanım şartları  .gizlilik prensipleri
  .iletişim
lôrien Network | elektronik yayıncılık sistemleri