Üç tane karar aldım dün geceJ Birincisinde gayet başarılıyım; facebook ve MSN'e sonn! Haziran' a kadar internet kısıtlamasına soktum kendimi. Daha çok yazmalı, daha çok okumalıyım. Kendime daha faydalı zamanlar yaratmalıyım. Belki ertelediğim tango derslerine bile başlarım. İkinci kararım öyle yada böyle uygulanacak ama üçüncü kararımı daha ilk günden çöpe attımJ 3'te 1 felaket sayılmaz, zaten o kararı alırken de çok emin değildimJ
İnsanın kendi kararlarına zulmü de pek eğlenceli oluyormuş aslında. Üstelik obsesifliğim her an uyanık, yine bir incesaz patlatmaca; tereddüt… "Hayat dokunuyor yüzüme"
Bütün bunlar bende duhul olurken gözlemlediğim insanlarda bir heyecan telaşı; aşk istiyor kanları. Öpülmek, dokunmak, sevmek, karında uçuşan kelebekler ahhhhh o kelebekler!
Neden olmasın? Elbetteee...
Ahahahaaa aklıma kendi dertlerini arkadaşlarına bir başkasının derdiymiş gibi anlatan panik atak tipler geldi; "böyle bi durumda sen olsan ne yapardın? arkadaşım ne yapmalı sence? ben çıkamadım işin içindeeeeenL"
Tamam, o kelebekleri bende seviyorum, şöyle karnımda kıpır kıpır uçuşmalarını, içimin hoplamasını. Hallederiz J Aceleye lüzum yok, sakinnn.
Önce içimizde yaramaz çocuklar gibi uçuşacak kelebeğe karar verilsin.
Mesela o kelebek korkusuz olsun, güzel müzikler dinletsin, seyahati sevsin, kucağında uyutsun, elimi tutsun, çılgın olsun, sakinn olsun, el koysun, kararlı dursun, yazsın, okusun, seyretsin, arada bir beni dinlesin, tavla bilsin – olmadı öğretirimJ –, öğretsin, ego kılıcını bana çevirmesin, yemeklerimi yesin, uyutsun, gülümsesin, çiçek yetiştirsin, benimle sabahı etsin, her sabah günaydın desin.
Tadından yenmez böyle bir kelebeğe sorun çıkaran taş olsunJ
Akıla gelen diğer istekler burada yazılıp olayın büyüsü kaçırılmasın.
Ayrıca kim demiş içimde böyle bir kelebek yok, herkes her şeyi bilmesin.
Yaz geliyor gayet tabii tadı çıkarılsın, hep berabeeeeeeeeeeerJ))