|
RANA ELİK'TEN ŞOK SUÇLAMALAR: SEKTÖR O…. PU DOLDU Etrafta olup bitene bakınca "vallahi bu gidişle ben sessiz sedasız ölürüm kimsenin haberi olmaz bile" diyorum. Biraz önce konuk olduğum Cine5 televizyonundaki yemek programından çıktım eve geldim. Arayanlar oldu, "niye haber vermedin baştan izlerdik" diye. Doğru ya, insanlar artık mail yoluyla, sms lerle herkese haber veriyor, " x kanalında program konuğuyum" diye. Bir merak bir merak. Biz aştık tabii. Yani yıllarca hergün ekranlarda oldum hatta görünmez olmayı bile tercih ettim. Ama tevazu veya kibarlık ve hatta sadece işini yapmak yetmiyor! Köşe yazıyorsunuz belki de en iyi dille ve değişik bir tarzda; olmuyor! Bunlar yeterli değil, fark edilmeniz lazım... Nasıl veya ne şekilde olduğunun bir önemi yok!
   Temmuz ayından itibaren Kanal t yani televizyon da programa başlayacağım için, Altın Kelebek ödül törenine kanaldan Haber Daire Başkanımız Gülgün Feyman ve Medya Grup Başkanımız Seyhan Soylu ile beraber gittik. Ben siyah giydiğim için Soylu'nun fikri olan "gazeteci portreleri" krem rengi tuvaletin üzerine bastırıldı. Dolayısıyla ertesi gün her yerde Gülgün Feyman'ın elbisesi konuşuldu. Yani farklı bir şeyler yapmak ve dikkati çekmek gerekiyor. Ama bu oldukça masum ve kaliteli bir dikkat çekmeydi. En ilginç olanlarından birini Ayşe Arman yapıyor. Kadına yetmiyor çünkü Hürriyet gazetesi yazarlarından olmak, hergün en önde olmak durumunda ve kendinden söz ettirmeli sanki. Bu seferde, çektirdiği fotoğraflarla dikkat çekmeye çalışıyor. "Yok fotoshopluydu, değildi" laflarıyla bir kaç gün meşgul etti gündemi yani bizim gündemimizi. Helal olsun! Ama bitmedi tabii arkası geldi, hızını alamadı ve konuşmaya başladı, hem de hiç inandırıcı olmayan şeyler söyleyerek. "Yeniden dünyaya gelsem o....pu olurdum" Yahu sorarım kim yeniden dünyaya geldiğinde bu işi yapmak ister? Ben kimi tanıdıysam bizim sektörde hepsi önceleri "o....pu" idi, sonra namuslu oldu(!) Tabii ki o isimleri burada deşifre etmeyeceğim. Çekindiğimden değil. Sadece çok vakit alacağı için uğraşamam. Hem sadece kadının o....pu su olmuyor biliyorsunuz... İşte o nedenle kabarık listelerle uğraşmayalım herkes bilir birbirini, gerekte yok buna. Bizim medya mahallesinde çoğunluk böyle olduğu için, Ayşe Arman'ın bu son açıklamasına hayretle bakıyorum. Ve İnanmıyorum! Sadece ilgi çekmek için söylüyor diyorum. Hoş o söylediğinden olup olmadığını nasıl anlayacağımızda meçhul ya... Çünkü bizim mahallede kimin öyle, kimin değil olduğu birbirine geçmiş bir kavram kargaşası durumundadır. Ama bilinen o ki insanlar uzak oldukları kavramları zor telaffuz ederler, içten içe herkes bilir birbirini o nedenle kendini kandırmak ve ya kendini öyle olmadığına inandırmak kavramları benim için daha çok geçerlidir. Biraz komplike oldu ama daha açık ta ifade etmek bize yakışmaz. O yüzden bu türlerin ölümü de haber olur, yediği içtiği de.... Varsın olsun, bazıları da kaliteyi kucaklayıp, onu sunmalı, paylaşmalı diyorum. Farkedilmenin dayanılmaz cazibesi hepimizin üzerinde ağır bir yük gibi tabii ama Allah hepimize farkedilmenin en kaliteli şeklini nasip etsin diyorum. Yine de fark edenler sağ olsun, sevgiyle kalın!
|