ana sayfa   .   hakkında   .   reklam   .   künye
03 Eylül,
Perşembe 2009

 .magazin
 .müzik
 .onair
 .röportaj
 .mekan
 .medya kazanı
 .ajanda
 .medya arkası
 .haftanın güzeli
 .astro-burç
 .magazinci tv
 
magazinci.com dergisi
 
nsoydan@magazinci.com
TANRI DAĞLARI’NIN ETEKLERİNDEN SONSUZLUĞA: BAHADIR AKKUZU’NUN ARDINDAN….
09 Ağustos 2009 Pazar | 20:25
Bahadır Akkuzu’yu kendi bestesi olan ”Kara toprak ver yarimi” şarkısı ile sonsuza doğru aramızdan ayrılıp gittiğinde, alkışlarımız onun gitarı, boğazımızda düğümlenen nağmeler ise “İki dev dostun” yazıp ve söyledikleriydi…
 

Koca bir efsane ile ve o efsaneyi yaratan isimlerle bir arada olmak her  kese kısmet olmaz, heyecanlandırır insanı…
Yıl, 1999'du… Bundan tam 10 yıl önce…
Gazeteci olarak sıkça görüştüğümüz Barış Manço ile  bu kez Kazakistan'dayız…
Bu pisti olarak kullanılan stadın Rus'ların tipik soğukluğu o gece atmosfere yansımış…
Kim şıksa, hangi yarışmacı şarkıcı çıksa bu soğukluktan nasibini alıyordu…
Biraz sonra konuk sanatçı  Barış Manço sahneye çıktığında o "buz"ları tuzla buz etti!
Alkışın, nakaratın bini bir para…

Ve o devasa starın arkasında çalan Efsane Kurtalan Ekspres'in usta müzisyenleri de bu soğukluğun erimesinde Barış'a her türlü katkıyı sunuyordu…
Elbette Bahadır Akkuzu'nun da yaptığı gitar şovuyla birlikte…
Bir insan sazıyla-enstrümanıyla bu kadar mı bütünleşirdi!
Ertesi günü, Tanrı Dağları'nın eteklerinde  mangal partisinde buluşmak üzere sözleştik  Barış Manço ve Kurtalan Ekspres'le…
Barbekükünün başına geçen Bahadır Akkuzu, bin bir sevecenliğiyle servis yapan, o dostluğu giderek pekiştiren de Barış Manço'ydu…
"Bilir misin? Burası Tanrı Dağları… Buranın eteklerinde daha huzurlu hissederim kendimi!"
Barış Manço ve Bahadır Akkuzu ile ve Bbarış'ın tüm ekibiyle o gün saatlerin nasıl geçtiğini anlamadık…

Ertesi gün "Sabah 05.00'te kalkmaya var mısın?" bir sürprize davet etti beni Koca Barış Usta.
Heyecandan zaten uyuyamamıştın, sözümü tutmak için…
6 kişilik özel uçağına atladığımız gibi Türki Cumhuriyetlerine uçtuk…
Sevginin, sanatın, insan olma ve karizmanın sınırları nasıl açtığını, kapıları o koca sanatçıya nasıl sonuna kadar açığına bizzat tanık oldum..
Her alan indiğinde bırakın pasaportu, kapıda uçak girişinde karşlıyordu alan görevlileri..
Barış Usta bu yolcuğun sonunda " üç ay sonra Japonya'ya birlikte gidelim. Orada adıma yetiştirilen Barış Manço çiçeğinin açılışlarına gideriz" demişti…
Çok istemişti istemesine ama Kazakistan seyahatinden 2 ay sonra hepimizi acılara bırakıp gitti Barış Usta…
Ölüm haberini ilk aldığımda nöbet sırası  bana gelmişti… Barış Manço'nun ölümü üzerine Radyo Tatlıses'te tam 14 saat aralıksız yayın yapmanın acı hüznünü yaşadım…
İşte o sıcak aylardan sonra Bahadır Akkuzu ile sıcak dostluğumuz daha da pekişti…
Her Barış Manço etkinliğinde baş rollerdeydi şarkıları, gitarı ve Kurtalan Ekspresiyle…
O koca yürekli müzisyen tam 10 yıl sonra tıpkı Barış Manço gibi şarkılar, şarkıları eşliğinde alkışlanarak gideceğini biliyor muydu?
Evet…
Çünkü  ektikleri sevgi tohumlarıyla büyüyen dostluklar, dostları bunu ona yaşatacaktı.
yaşattılar da…
Bahadır Akkuzu'yu kendi bestesi olan "Kara toprak ver yarimi" şarkısı ile sonsuza doğru aramızdan ayrılıp gittiğinde, alkışlarımız onun gitarı, boğazımızda düğümlenen nağmeler ise

"İki dev dostun" yazıp ve söyledikleriydi…
Hiçbir şeye geç kalmazdı sevgili Bahadır Akkuzu…
Her iyi ve sevilen insan gibi, gidişi erken ama çok erken oldu…
Ne demişti Bahadır bize:
"Dün çoktan döndü buralarda ve ben simsiyah bir gecenin koynunda yapa yanlız bekliyorum bir gün gelecek dönence biliyorum!"
Sevgili Bahadır,  sen de Barış usta'da bunu asla unutmasın:
Şarkılarınız ve yaptıklarınızla sonuna kadar  anımsanmaya, dillerde dolaşmaya devam edeceksiniz!



Haber ile ilgili diğer fotoğraflar


Yazdır   |   Arkadaşına gönder

Google
 
Web magazinci.com
lôrien Network | elektronik yayıncılık sistemleri
  .ana sayfa  .hakkında  .reklam  .künye
  .kullanım şartları  .gizlilik prensipleri
  .iletişim
lôrien Network | elektronik yayıncılık sistemleri