Bu zorlu hafta sonu içinde en çok "ŞOK!"eden konu ise bir TV programındaki sunucunun ağzından çıkan dehşet verici sözleriydi.
Cumartesi sabahı fırtınalı ve karlı bir gecenin ardından erkenden kalkıp Kartal'a gitmek için hazırlanıyordum. Gözüm bir taraftan TV ekranında haber kanallarında. Dile kolay İstanbul gibi bir şehirde Bahçeşehir'den Kartal'a yaklaşık 60 kilometre yol gidip, tekrar eve döneceğim. Doğal olarak yolları merak ediyorum. Elimde kumanda o kanaldan bu kanala geçip hava ve yol durumu anlatan birilerini arıyorum. Saat 09.05 de Haber-Türk kanalında Oylum Talu'nun sunduğu programa takıldım. Program canlı yayında… Acaba kızımız bize bir kıyak yapıp da hava ve yol ile ilgili bir şeyler söyler mi? diye ağzının içine bakıyorum. Söylemez mi, söylüyor tabi ki de… Ama bakın neler söylüyor…
Efendim, dışarıda kar kış varmış… Kar yağışının her ne kadar olumsuz etkileri olsa da aslında kar pek güzelmiş. Etrafımızı saran beyaz güzelliğin keyfini çıkarmalıymışız. Eyvallah… Sıradan basma kalıp sunucu sözleri… Geç bunları kardeşim yollar nasıl, trafik ne alemde, dışarı çıkarsak bizleri ne bekliyor onu anlat sen… Yok Oylum ablamız sıradan basma kalıp sözlerine bakın nasıl devam ediyor; "Bırakın karın olumsuzluklarını bir kenara, tadına varın. Soğukta kalan aç sokak hayvanlarını bir kenara bırakın… Sokaklarda yatan evsizleri de kenara atın düşünmeyin. Stüdyomuz sıcak, müziğimiz yok ama keyiflenin, kurulun sıcak odanızdaki koltuklara gelin bizim programı izleyin…"
Yuh olsun sana, hem de iki kere, üç kere değil, yüz kere bir kere yuh…
Oturduğum yerde resmen buz kestim. Dışarıda olsam bu kadar üşümezdim. Tüylerim ürperdi. Bir büyük kanalın içinde program sunacaksın ve çok zor bir günde ekran başındakilere sokakta donmak üzere olan aç hayvanları, evsizleri unutun keyfinize bakın diyeceksiniz. Vallahi bravo. Eğer o kanalın başındakiler bu arkadaşı o kanalda hala tutuyorsa onlara da yuh olsun.
Sen bu sözleri Amerika'da Avrupa'da söylesen seni ülke dışına kadar kovalarlar. Senin işin böyle bir zamanda sıcak evinde oturanlara sokakdaki aç hayvanları, donmak üzere olan insanları ekran başındakilere hatırlatmak ve neler yapabileceklerini söylemektir. Belediye sadece İstanbul'da 617 evsiz, kimsesiz vatandaşı yapılan ihbarlarla toplayıp sıcak yerlere taşıdı. Sıcak yemek verip sağlıkları ile ilgilendi.
Aç ve soğukta kalan hayvanlara gelince Oylum Talu kardeşim, sen timsah etini büyük bir keyif ile yiyebildiğin ve bunu ekrandan ballandıra ballandıra keyifle anlatabildiğin için doğal hayatın korunması konusunda pek fazla fikir sahibi olduğunu sanmıyorum. Sana tek tavsiyem sen bu işi bir bilene bırak o yapsın… Timsah etinin sana fena şekilde yan tesiri olmuş…
