ana sayfa   .   hakkında   .   reklam   .   künye
01 Şubat,
Pazartesi 2010

 .magazin
 .müzik
 .onair
 .röportaj
 .mekan
 .medya kazanı
 .ajanda
 .medya arkası
 .haftanın güzeli
 .astro-burç
 .magazinci tv
 
magazinci.com dergisi
 
arslan@magazinci.com
EKMEK ARASI İSTANBUL…
01 Şubat 2010 Pazartesi | 10:18
İstanbul güzel şehir… Büyüleyici, bir o kadar da gizemli şehir… Yeditepe’den bakar iki kıtaya… Yeditepe’den tüter dumanı, bakar insanları dağılmışlardır iki yakaya…
 

Her bir yanı tarih, her bir kaldırımı ayrı hikayeleri anlatır sanki. Adımladıkça konuşur, adımladıkça çoğalır İstanbul… 72 millet olur İstanbul…

Yaşanan ortak bir tutkuyla bağlanır insan… Başka başka koksa da tenleri, başka başka anlatsa da dilleri bir arada olabilmenin yankısı vurur kıyılara…

İçinden, içinin orta yerinden akar sular, kapılırsın rüzgarına… Alır götürür seni İstanbul, bazen de kaybolursun…

Üsküdar'da bir sabah, Emirgan'da bir akşam tavşankanı olur çaylar…

Bir tramvay geçer Beyoğlu'ndan, Eminönü'ne kuşlar konar… Yeşerir buğday tanelerinde İstanbul kuşların gagalarında hayat bulur…

Uçarsın Galata'dan, Salacak kıyılarına… Kuş olur yüreğin kanat çırpar Beyazıt Kulesi'nden Dolmabahçe'ye…

Mavi patiska gibidir boğaz, Marmara… Salına salına insan taşır motorlar bir yakadan bir kıtaya…

Bir nargile dumanı Tophane'de… Kadehler tokuşur Yedikule'de, oltalarıyla insanlar köprülere doluşurlar… Çekilirken duman duman İstanbul, iskelede balıklar oltaya takılır…

Bir telaş, bir koşuşturma gündüz gece yaşar İstanbul…

Çocukların parklarda, çocukların telaşlarda, uçurtmalar salınır gökkuşağına rengarenk, mutlanmış gibi bakar insanlar, yüzlerine vurur İstanbul…

Güneşle doğar taze ekmek kokusu, susam susam dağılır kapılardan… Nazlıdır İstanbul, Çamlıca'da gün ağarır…

Yaşar bu koca şehir gün boyu, insanlar yorgun düşer Haliç'ten batar İstanbul…

Ah İstanbul, büyük şehir, güzel şehir, yetmiş iki dilde söyleşir… Yüreklerde sevişir…

Böylesi güzel bir İstanbul'da doğup büyüdüm.

Birçok güzellikleriyle tanıştım, insanlarıyla kaynaştım… Daralınca boğaz'da aldım soluğu… Bir boğaz esintisine kapıldım çoğu zaman…

Bir vapur götürdü kimi zaman, bir tramvay getirdi gittiklerimin arasından…

Eskilerde kalmış bir otomobilin pikabından şarkılar dinlerken Emirgan'da vardım çayın tadına…

Sonra her bir yanında yaşam kucakladım… Hele o küçük küçük tekneler… Kıyıya vuran dalgalarla başımın döndüğü Sirkeci-Eminönü arası… İnsan kaynardı, insan taşardı balık ekmek arası… Sokak aralarında sütlü mısır kaynatan kazanlar dolaşırdı…

Gelişen dünya, gelişen İstanbul…

Her şey ben büyüdükçe yavaş yavaş yok oluyor…

Sokaklarda yürümekten hala büyük bir keyif alırım… Yine böyle bir sokak yürüyüşünde eskiden kalma bir İstanbul'a rastladım…

Şişli Camii'nin karşısında çok eski bir sokak olan Hasat Sokak'ta köşede bir dükkan Şişli Balıkçısı, açık olan vitrininden canlı canlı çeşit çeşit balıklar ve insanlar kalabalıklar…

Geçmişe gittim bir an, palamut ya da lüfer, zamanına havasına göre belki uskumru, küçük teknelerden gazeteye sarılmış ekmek arası yaşanan o coşku… İskeleye yaslanıp nasılda iştahla yenilirdi boğaza karşı… Ekmek arası yaşanırdı İstanbul…

İşte tam da o coşkuyu gördüm Şişli Balıkçısı'nda… Köşe bir dükkan… Ön tarafı balık tezgahı alıp götürmenizi bekleyen balıklar… Yan tarafta kurulmuş bir ocak sizin için balık pişiriyor… Ve ekmek arası balık, genç yaşlı insanların ellerinde… Ya da dostlarla iki lafın belini kıralım diyen insanların bir arada doldurduğu salonu gördüm. Çocuklarıyla gelmiş aileler gördüm. Geçmişte yaşadığım İstanbul'u gördüm…

Eminönü artık yok… Ama ilçelerde, bu alıştığımız ayaküstü lezzet yaşatılmaya çalışılıyor… İki kardeşin çalıştırdığı iki katlı köşe bir dükkan…

İster çiğ, ister pişirilmiş ya da ekmek arası balığı ve soğuk sıcak tüm lezzetleriyle Zafer ile Yusuf kardeşler Şişli'nin ve de İstanbulluların aradığı hizmeti sunuyor yanı sıra güler yüzü sohbetiyle Şef Cafer beyin ve de Kemal garsonun ağırlaması…

Daha sonraki günlerde de gördüm… Evet, insanlar özlemişler ekmek arası balığı… Kağıda sarılmış balık ekmekleriyle yine o coşkuyla, o iştahla İstanbul'u gördüm… Ne güzeldi umarım böyle sıcak görüntülerle daha çok karşılaşırım…

Yolunuz Şişli'ye düşerse Camii'nin karşı sokağında her gün geç saatlere kadar açık Şişli Balıkçısı, o duyguyu yaşamak sizi de mutlu edebilir…

Bir eksik, deniz ve eser rüzgarıyla o güzelim boğaz manzarası…  Eh artık onu da hayal etmek size düşüyor…

İşte İstanbul, güzel şehir… Büyüleyici bir o kadar da gizemli şehir…

Yeditepe'den bakar iki kıtaya…

Yeditepe'den tüter dumanı, bakar insanları, dağılmışlardır iki yakaya…

Her bir yanı tarih, her bir kaldırımı ayrı hikayeleri anlatır sanki…

Adımladıkça konuşur, adımladıkça çoğalır İstanbul…

72 millet olur, 72 dil döker, bir arada yaşanır İstanbul…


Yazdır   |   Arkadaşına gönder

Google
 
Web magazinci.com
lôrien Network | elektronik yayıncılık sistemleri
  .ana sayfa  .hakkında  .reklam  .künye
  .kullanım şartları  .gizlilik prensipleri
  .iletişim
lôrien Network | elektronik yayıncılık sistemleri