ana sayfa   .   hakkında   .   reklam   .   künye
23 Ekim,
Pazartesi 2006

 .magazin
 .müzik
 .onair
 .röportaj
 .mekan
 .medya kazanı
 .ajanda
 .medya arkası
 .haftanın güzeli
 .astro-burç
 
..
PİSUAR...
07 Şubat 2006 Salı | 13:11
Yakında askere çağıracaklar beni! Kaçak kağıdım geldi gelecek...
Bir erkekten eksiğim pisuara içimi dökememekse –ki onunda çözümü bulundu-, gülerim bunu dert edene.
 

Şarabı kendim açabiliyorum, kapımı kurcalayan hırsıza kendini siper etmesine gerek bırakmıyorum bir erkeğe...

Bütün hesapları ben ödemek istiyorum...

Kimseye hesap kitap bırakmamak, muhasebesi tutulacaksa aşkın; ben tutmak istiyorum! Sarı saçlarımdan başka cazip yan bırakmadım kendimde, birde gülüşüm...hala riya muhteva etmiyor.

 

Bu girişten feminist olduğum çıkarılacaksa birileri tarafından yanılmışsınız der geçerim, üstünde durmam bile. Herkes kendi düşüncelerinden mesul ve benim sorunum değil kimin ne düşündüğü. Kadınları fazlasıyla tehlikeli ve riyakar bulduğum bilinir yakın çevrem tarafından ama artık erkekleri de fazlasıyla saf bulduğumu ulu orta söylemekten çekinmiyorum.

Saf kelimesinden temizlik manası çıkarıyorsanız bu iyi niyetli yaklaşımınıza tepki vermemeyi tercih ederimJ

Bu öyle bir saflık ki, oynadığı oyunun anlaşılmayacağı sanısına kapılıp masum ifadeler takınmanın prim yapacağı ihtimalleriyle matematikten sınıfta bırakıyor kendini erkek. Ne yazık yürürken sakız çiğneyememek hayatta çok önemli bir sorun teşkil etmese de, iki işi bir arada götürebilmenin formülünü oluşturuyor aslında.

Bir kadını tavlamak konusunda kendine fazla güvenen erkek arkasını getiremiyor. –elde ettim bitti!- yada –beni tutamadı- gayet basit ve aslı astarı olmayan bahaneler olmaktan öteye gitmiyor.

Hayat devam ediyor ve her adımda insan kuzey yıldızından uzaklaşıyor...

 

Yine kar başladı ve ne mutlu bana birçoğu korkunun uykusundayken bozulmamış karlara ilk ben iz bırakıyorum. Gecenin bir yarısı ıssız sokaklarda üşümeyen sokak köpeği kıvamım pisuara içimi dökememekten daha fazla anlam ihtiva ediyor. İçimden geleni yapıyor, istediğimi yaşıyor ve esiri olmuyorum mecburiyetlerin. Buraya ulaşmak vaktimi aldı, çok canım yandı, çok diz kanattım, çok kırdım kafayı...acıdılar ağlamaktan şişmiş gözlerime. Güçlü olmaktan söz ettiler bana, duyguları belli etmemekten, içime gömmem gerektiğinden! Oysa nöbet tutuyorsan korkmayacaksın. Vurmaya da, vurulmaya da meylin olacak, sakat kalmaktan çekinmeyeceksin. Silahında mermin olmasa da kendine güveneceksin. Ortalıkta bilek güreşi yapmaya benzemez hayat. Yenildiğinde kabul edecek ve bir dahaki sefer için kaslarını şişireceksin.

Şimdi ne ilgisi var bu söylediklerimle bir erkeğin, ahahaha onu anlamak içinde beyin gücü ve biraz zahmet J

Geçen gecelerden birinde çalan telefonun ucunda hayatımın en mühim adamlarından biri tutulduğu aşktan, eridiğinden, kabına sığmadığından bahis açtığında kızdım, köpürdüm, vazgeçirmek için dil döktüm. Çünkü biliyordum, doyduğunda bu aşka, tükürecekti daha önce yaptığı gibi! Birkaç güzel şarkı yapacak, o şarkıları söylerken hüzünlenecek ama tükürdüğü aşka geç kalacaktı...ciğerini bildiğim ve o ciğeri sevdiğimden sustum sonra. Kaç kişi kalmıştık ki! Artık yapabileceğim dinlemek ve cesaret vermek olmalı. Hem belki bu kez kaslarını şişirmiş ve hazırlıklıdır güreşe kim bilir...

AŞKI SEVEN KIZ ÇOCUĞU der bana çok sevgili dostum Melon Şapka.

Öyle hisseder ve yakalar ki içimden geçenleri, bir melekle huşuda sanırım kendimi...Pisuar nedir çok yakından bilir, önemsemez. Uzundur kas şişirme nöbetindedir kendisi. Yine bir gece aklım onca karışmış ve voltajı düşmüşken ses etti, kendime getirdi.

Aslında çok şey anlattığımı sandığım yazının sonunu Melon Şapka’ nın muhteşemiyle bitirmek istedim. Kar-kış bunu hakketti...

 

dua eskisi/sana.

uzak duruyorum.

uzak durmak hakkındayım.

yolu yarılamış

ben yolu yarılarken

ninem parmakları kınalamış…

 

devirme saçlarını

siluetine dokunuyorum

yılan balığı basması bütün parmak uçlarım

sesinden anlıyorum baykuşu

ense kökümde…

 

yoo

kendim için değil

hiç

değil.

 

sırf  senin için diliyorum bunu

kendimden…

 

uzak duruyorum

çünkü yüzüme düşüyorsun

bir adım çekilmezsem

denizlerime dökülüyorsun…

 

aaa bak bu doğru

senin için değil

hiç değil…

 

sırf kendim için diliyorum bunu

senden…

 

leyla oldu saz semai

baygın bakıyor bademler

rahle kur’an-sız…

 

vay gidi…

 

ne halt edeyim

avuçlarım dua eskisi.

 

vay gibi

demek ben bu günahın yerlisiyim…

 

şu kâseyi uzatsana

lafı uzatmadan

uzat kâseyi…

 

uzak duruyorum

uzak durmak hakkındayım…

 

“aşkı seven kız çocuğu” na armağanımdır
geceninmelonşapkası 3 ocak 2006 cuma 01.14

   


Yazdır   |   Arkadaşına gönder

Google
 
Web magazinci.com
lôrien Network | elektronik yayıncılık sistemleri
  .ana sayfa  .hakkında  .reklam  .künye
  .kullanım şartları  .gizlilik prensipleri
  .iletişim
lôrien Network | elektronik yayıncılık sistemleri