ana sayfa   .   hakkında   .   reklam   .   künye
31 Ekim,
Salı 2006

 .magazin
 .müzik
 .onair
 .röportaj
 .mekan
 .medya kazanı
 .ajanda
 .medya arkası
 .haftanın güzeli
 .astro-burç
 
arslan@magazinci.com
GENÇ BİR SEVDA...
31 Ekim 2006 Salı | 22:15
Başar Pazı.Henüz Lise öğrencisi.Edebiyata düşkün özellikle de şiire.Eskişehir de kendine özel bir dünya kurmuş. Bir yandan okuluna devam ediyor, bir yandan bu ülkenin yetiştirdiği önemli değerlere sahip çıkıyor, çıkmaya çalışıyor...
 

Henüz onaltısında ama sevmeyi, sevebilmeyi yüreğine yüklemiş bile. Aşkla tanışmış henüz onaltısında…

Geride bıraktığımız yılın son aylarında yitirdiğimiz, yüzyılın en önemli " edebiyat adamı" Büyük Usta Attila İlhan'ı tanımış daha henüz onaltısındayken…

Sevmeyi, sevebilmeyi, adam gibi adam olmayı koymuş yaşamına namusluca... Bir de vatan sevdalısı olmayı…

Ve bu genç sevda, kalemle kağıdın ilişkisine bırakmış kendini… Dizilivermiş yan yana kelimeler… Eskişehir'in o çocuk sevdalı yüreğinden, dünyaya bir Attila İlhan aşkı olarak yayılmış…

İşte genç Başar Pazı'nın Attila İlhan için yazdığı şiir;

                                          

                                    Attila İlhan'a

 

Seni aşk öğretti sanmıştım bana,

Oysa aşkı sen öğretmişsin bana.

O zaman anladım ki yanılmadım.

Sendin aşkı yaşamış, bilen tek şair.

Senin şiirlerinle tanıdım aşkı

Birilerine mecbur olmayı ve bunu haykırmayı,

Birileri için Sirkeci garında sabahlamayı

Ve herkese ayıplanmayı,

Sadece bunları mı?

Ben bu vatanı sevmeyi bile senden öğrendim.

Çünkü sen hep önce vatan ve namus derdin.

Şuurumun genç karanlığına aydınlık olurdun.

 

Öyle bir sevdin ki böyle bir sevmek görülmemişti.

Yağmurdan kaçar oldum.

Jilet yiyen kızlar arar oldum.

Kendimi sisler bulvarının ortasında buldum.

Kimi sevsem hep o oldu,

Mahur gerçekten simsiyah bir teselli oldu.

Lili Marlen türküsü dilimizden düşmez oldu.

 

Ve sonra an gelir, seni alır oldu

Hani marş söylemeden ölmek bize yakışmazdı

Sen gittin sisler bulvarı ağlar oldu

Sisler bulvarında ölmedin ona bozuldu

Emperyal oteli kapandı, haraboldu

Ve ben hiç böylesini görmedim

Kasketin, gözlüğün, sihirli kalemin ağlar oldu

Söyle hadi "aydınlık neyin oluyordu senin"?

 

Senin yerine ben ararım Belma Sebil'i

Bulunca söylerim onu sevdiğini

Biliyorum cehennemde değilsin

Zaten, batan o köhne şilepte ne işin var

Sen gittin yolcu Abbas

Yine başına belalar aramaya

Biz kalır mevlamızı buluruz

Anladık ki "biz sana hep mecburuz".


Yazdır   |   Arkadaşına gönder

Google
 
Web magazinci.com
lôrien Network | elektronik yayıncılık sistemleri
  .ana sayfa  .hakkında  .reklam  .künye
  .kullanım şartları  .gizlilik prensipleri
  .iletişim
lôrien Network | elektronik yayıncılık sistemleri