ana sayfa   .   hakkında   .   reklam   .   künye
23 Aralık,
Cumartesi 2006

 .magazin
 .müzik
 .onair
 .röportaj
 .mekan
 .medya kazanı
 .ajanda
 .medya arkası
 .haftanın güzeli
 .astro-burç
 
arslan@magazinci.com
”VAY GERİ KAFALILAR”, ÖYLE M?
24 Aralık 2006 Pazar | 01:45
Bu topraklarda bin yıldır Türkçe düşünülür, Türkçe söylenir, Türkçe konuşulur. Sevgili Kenan, unuttun herhalde, üç beş Amerika’ya gittin diye…
 

"Beşikler vermişim Nuh'a

Salıncaklar, hamaklar,

Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır,

Anadolu'yum ben,

Tanıyor musun?"

 

Bu topraklarda bin yıldır Türkçe düşünülür, Türkçe söylenir, Türkçe konuşulur. Sevgili Kenan, unuttun herhalde, üç beş Amerika'ya gittin diye…

 

Ozanlar sazlarını alıp omuzlarına, yüreklerindeki sevdayı diyar diyar dolaşıp, üstelikte yaya, yine Türkçe söylemiş ve Türkçe anlatmışlardır…

 

Sen de bu topraklarda büyüdün, bu toprakların sesiyle Türkçe duydun ilk ninniyi… Türkçe duyup, Türkçe söyledin ilk şarkılarını... Ve de söylediğin bu şarkılarınla yıllardır biz de keyiflendik…

 

Müziğinle şarkılarınla kendini oldukça başarıyla anlatabiliyorsun. Yurt içi ve dışında, bar çalışmalarında ve konserlerinde yabancılar turistler ne çok keyif alıyorlar görüyoruz.

 

Ama şimdi şarkında ki gibi 'aklın karıştı' herhalde… Uluslar arası bir şarkı yarışmasına Ülkemizi temsil etmek için seçiliyorsun, dakka bir Türkçe olmaz diyorsun… Neden? Bu bizim dilimiz, Türkiye'yi Türkçe temsil etmeli diyenlere de " Vay geri kafalılar" diyorsun…

 

Daha çok olmadı Nobel töreninde Orhan Pamuk'u ödülünü alması için sahneye davet faslında bile çalışıp, uğraşıp Türkçe öğrenmişlerdi…

 

Her bakımdan despot Avrupa, dünyanın huzurunda bir Türk'ü, Türkçe takdim ediyordu… Ve bu anons nasılda okşamıştı benliğimizi…

 

Öyle Amerikalara gidip gelip yarım yamalak İngilizce öğrendin diye, var mı öyle hemen Türkçe'yi yok saymak, sahip çıkanlara da "geri kafalı" demek. Sana hiç yakışmadı…

 

Bir dil'in, kültürün varsa saygınlığın, yerin vardır… Var olanı, dilimizi yok saymamızı istiyorsun… Kendimizi kendi dilimizle anlatmak, tanıtmak varken niye her bakımdan sömürüldüğümüz bir dille yarışalım ki…

 

Varsın kazanma ne olur ki! Bizim için değişmez aynı kalırsın. Ama orda bu ülkenin, bu toprakların duygusunu, motiflerini bu ülkenin diliyle, bu ülkenin ritimleriyle söylersen varlığımızı dünyaya bir kez daha müzik yoluyla hatırlatmış olursun, oluruz… Seninle bir kez daha gurur duyarız.

 

Onlar bizi taçlandıracaklar diye dilimizden vazgeçemeyiz… Tükürürüm o taca, o oya, o alkışa…

 

Bu toprakta doğdum, bu iklimde büyüdüm, Türkçe düşünür, Türkçe konuşurum, toprağını sevmek, diline sahip çıkmaksa gerilik evet ben de geri kafalıyım! Neylersin…

 

'Dağ başını duman almış, yürüyelim arkadaşlar' diyip yürüttün bizi, 'Onuncu Yıl Marşı'yla coşturdun bu yürekleri. Türk'e durmak yaraşmaz dedik, tüm yüreğimizle…

Şimdi uluslar arası bir ortamda, bir kez daha yürüyeceğiz tüm coşkumuzla, dil'imizle, sen yola çıkmadan daha satıverdin bizi…

 

Bi de dönüp dil'in onuruna sahip çıkanlara "geri kafalı" diyorsun…

Unutma ki seni bu noktalara ve bu cürete Türkçe konuşabilmek getirdi…

Ve orada kalacaksan bu yine Türkçe'yle olacaktır…

 

Kenan Doğulu, batılı oldun gittin… Sahiden senin aklın karışmış…

 

Arslan Güven/Haber Atölyesi


Yazdır   |   Arkadaşına gönder

Google
 
Web magazinci.com
lôrien Network | elektronik yayıncılık sistemleri
  .ana sayfa  .hakkında  .reklam  .künye
  .kullanım şartları  .gizlilik prensipleri
  .iletişim
lôrien Network | elektronik yayıncılık sistemleri